24 Eylül 2014 Çarşamba

Samos / Balayı

Vee evlendim :) Artık karşınızda evli bir baayaann var :)
Ne değişikmiş, birden büyür mü insan, birden o sorumluluk nasıl da düzeltir elini kolunu, yüzünü gözünü.. Aslında çok şey değişmiyor, belli başlıları değişiyor, ki kendimi hala zıp zıp zıplayan, güleç bir kız olarak görüyorum :) Aslında minik bir kadınım :) Genç kalmak istiyorum içim,ruhum hep genç kalsın..
Düğünü ve kına gecesini sonra yazacağım malesef henüz 2. fotoğraf çekimleri olmadığı için fotoğraf paylaşamıyorum, hepsi bitmedi ve gelmedi.
Düğün sonrası hemen balayı yaptık, asıl onu yazmak istiyorum :) İlk kez yurt dışına çıktım çok yakında da olsa Samos benim için yurt dışı :)
3 gün geçirdik Samosta, hayatımın en güzel günlerinden 3üydü sanırım :) Çok eğlendim, tıka basa yedim, içtim, sarhoş oldum, sokaklar benimdi, sirtaki yaptım anlamsızca :)

Giderken çok heyecanlıydım, hayatımın adamıyla ilk tatilim değildi ilk baş başa yaptığımız tatildi :)
Elimden tuttuğunda dünya umrumda değildi, o his bambaşka.. Sokaklar, caddeler her şey ama her şey senin oluveriyor.. Sarıldı mı şöyle belinden dengen şaşıyor, o özgüveni başka hiçbir şey vermiyor insana.. İyiki diyorsun, iyiki var..

Gider gitmez bir motor kiraladık ve vati de hiç kalmadık, direk pythagorion a gittik.. İnanılmaz şirin bir yer, ada zaten çok küçük kısa mesafeliydi her yer.. Biz pythagorion da kalmayı tercih ettik, minik bir pansiyon bulduk, çok da uygun bir fiyata 3 geceliğine kaldık :) Mavi beyaz, minik balkonlu şirin bir odaydı.. Tatil beldesi gibi denizi süper birçok cafe.. hemen oturduk bir yere, adı stella imiş, bir bayanla tanıştık, bize şahane ızgara kalamar getirdi, hayatımda yediğim en güzel kalamardı diyebilirim :) Yanına da Samos'un yerli birası mytos :) Allahım böyle bir tat yok, zaten düğün öncesi verdiğim kiloların 2 sini orda geri aldım :)











Ertesi gün Kokkari ye gittik, ordayı en az pythagorion kadar beğendim, her şey minicik bu şehirde, her yer beyaz mavi.. Denizi bile huzur kokuyordu, sokakları yaz kokuyordu.. Kostas ile tanıştık, restoran sahibi, adada tanıdığı arkadaşları varmış hatta birisi bizim müdür yardımcısının eşi çıktı, ahbap olduk, inanılmaz tatlı bir adam, tam bir yunanlı :) Bize harika yemekler yaptı, bol bol mythos içtik zaten :) tüm günü Kokkaride geçirdik, gezdik, yemek yedik, denize girdik, bol bol fotoğraf çektim.. Havasına bayıldım, ayrı bir güzellik vardı orda :) Hayran kaldım. Çoğu şey Türkiyeye benziyor zaten, yemekleri de bize çok yakın ..







Sonra Manolates köyüne gittik, en en tepede, çık çık bitmedi, dön dön bitmedi :) Yollarda yeşillik çok güzeldi, en tepede minik bir köy yine.. Her yer seramik.. insanlar çok samimi, köyün yolları küçücük :) O insanlar o minnacık evlerde pek çok mutlu göründüler gözüme, yaşarım heralde bende orda :)


Sonraki gün de kerveli sahiline gittik, orası diğer yerlere göre çok daha boştu.. ama gidilen her yer ikimiz olduğu için yalnızca bize güzeldi, diğer insanlarda zaten zerre umrumda değildi ..

3 günüm dolu dolu geçti, 3 Samoslu ile ahbap olduk, güzel fotoğraflarımız, hoş anılarımız var. Daha aşık döndüm sanki, daha bilmiş, daha huzurlu :)
Bu tatil, balayı bize iyi geldi, çok hemde.
Yaşanan her güne, her an'a ayrı bir aşk doğdu içimde, teşekkürler sevgilim..
Pythgorion'a aşık, Kokkariye vurgun döndük.. Ama en büyük aşk, en büyük tutku ona ait..
Onunum.
Ömrümce onun kalacağım.

29 Temmuz 2014 Salı

Evliliğe Son 1 ay :)

Herkes diyor ki ; 'Çok güzel zamanlar bunlar, kıymetini bilin, geçip gidiyor yaş, güzel hatırlayın' 
Kıymetini bilin, kıymetini bilin, kıymetini bilin. 
Ulen nasıl bileyim kıymetini, ben hayatımda böyle stres yaşamış mıyım ki ? Kıymetini bilmeyi hatırlayayım ? 
Bide zaten fırsat mı veriliyor, kıymet bilmeye. 
Hazırlıklar başlamadan önce fazlaca stres vardı bende, ama hiç bir zaman kimseyi etkilemedim stresimle, sinirimle. Kendime yaptım bir süre, suratım asık gezdim. Birisi de tutup elimden kaldırsa, kahkahalarımı da patlatırdım hani, çabuk gülerim zaten, çabuk toparlanırım, bir gülüş yetiverir. 
Gelinlik hallolunca bir yük kalktı zaten omuzlarımdan, hepsi sırasıyla oldu bitti. Mobilyalar alındı, perdeler takıldı, küçük küçük bir çok ev eşyamızı almıştık zaten, ki almaya da devam ettik. 
Bitti bile. 
Onca stres sonrası, yuvamız çok güzel olacak. Zevkimize göre yapmaya çalıştığımız her şey de içime sindi. Son halini meraktayım, deli gibi. 
Ama isterdim ki, hiç stressiz geçsin gitsin. Boşa yapılan stresin kimseye bir faydası olmadı, o güzel zamanları öldürdü sadece. Yine güzeldi, ama daha da güzel olabilirdi.
Şimdi çok az kaldı, zaman da hazırlıklar da.. Ama çoğu şeyi kafamdaki gibi yaptım, istediğim ve hayal ettiğim gibi.
Bir kaç şey kaldı tabiki olması gereken, onlarda olur gider. 
Balayı ve bekarlığa veda konularıysa hala askıda.
Heyecan dorukta. 
1 ay kaldı, şunun şurasında :) 


20 Haziran 2014 Cuma

Kıvırcık Gelin olacak

27 yaşında minik bir kadın oldum artık ben, genç bir bayan.. Hala hayatın o koca yükünü bir başıma çekecek gücüm yok sanki, korkularım var ama heyecanım çok daha büyük.. Birkaç zaman önce 'evleniyorsunnnnnn' deseydi biri, çok pis gülerdim. Hazırlıklar çoktan başladı da sanki başkası evlenecekmiş gibi geliyordu ta ki o gelinliği giyene kadar, inanılmaz bir duygu o bembeyaz kabarık gelinliğin içinde kendimi prenses gibi hissettim. Tek ve hep prenses !
O kadar karışık duygular içinde oluyor ki insan, duygularının birbirine geçişine bile hayranlıkla bakıyorsun, için ayrı dışın ayrı bir dünya oluyor.. kafanda bir sürü soru ve gerçekleşmesini beklediğin hayaller ..
Her istediğinin olup olmayacağını bilmeden, doğru yapıp yapmadığından çok emin olmadan :)
Çok karışık.
O gelinliği giydiğimde ağladığımı unutmayacağım ama :)
Tüm hazırlıklar devam ederken, ailem, ailelerimiz ve nişanlımın yanımda en büyük destekçim olması da çok büyük şans, ki bende onların destekçisiyim ..
Olacağını biliyorsun, o akşamın şahane geçeceğinden, ömrünün aşk dolu geçeceğinden tek bir kuşkun yok .. Yok ama işte o heyecan ve acaba soruları insanı zorluyor.

Ev bakıyoruz, her girdiğim evde neyi nereye koyacağımı düşünüyorum, hayallerim çoğalıyor. Nette gördüğüm her dekorasyon ve süs malzemelerini not alıyorum, alacağım çok şey var :)
Kendi evim olacak düşüncesi, bana ait bir mutfağım ve pişireceğim mis kokulu yemekler.. Kendimize ait anahtarlarımızın olacağı düşüncesi, o büyük sorumluluk .. 2mize ait o minik ama koca dünya, evimiz, yuvamız..

Sevgili evren; doğru seçimi yaptığımı biliyorum. Eminim, mutuyum, gururluyum. Altından kalkacağımızı göreceksin ;)  
Düğünüme beklerim ;)

27 Mart 2014 Perşembe

Bekarlığa Veda / Beach Parti Düşünceleri Vol 1

Kafam hep dolu, gözlerim hep açık.
Bu benim düğünüm ve benim en güzel günüm.. Bizim bu, ilk ve tek .. O yüzden özenim büyük, hayallerim çok, kocaman.. Herkes gibi en iyisi, en güzeli, en kafama yatan olsun istiyorum. Hayaller kuruyorum, kendimi ve sevgilimi o çerçeveye oturtuyorum, pek de yakışıyoruz oraya :)

Kırgın ve kızgın olmam onu sevmeme ve hayaller kurmama elbet engel değil. Yine bir şeyler geldi aklıma, hemen yazmalıyım dedim.

Bekarlığa veda düşünmüştüm, ama yapmak istemedim ilk önce, kına ile tercih edeceksem kınayı tercih ederdim, fakat düşündüm de, neden olmasın :) Uygun ve güzel bir parti yapılabilir. Tabi ki destekçi ve yardımcılarım olmalı..

Gözlerini Kapa Bir Düşün; 
Bu bir Beach partisi olsun, kumsalda tüm arkadaşlarımız .. Herkes çıplak ayak, kumların üstünde armutlar, hatta yerlerde bile olabiliriz.
Girişte Hoşgeldiniz yazılı bir pankart tarzı bir şey olabilir. Ve hemen yanında bir masa, masanın üstünde Aslı-Seydi Bekarlığa veda kurabiyeleri.. yanında Dilek kartları, herkes dileğini yazar bizim için.. Hatta mini çam ağacı koyarız, üstüne bile asabilirler..
Sonra biraz ilerde minik bir mangal yansın, sucuklar kızarsın, sucuk ekmek yapılabilir.
Ve ve herkes içkisini alsın gelsin, hatta isteyen denize girsin..
Bir çok parti malzemesiyle süslenebilecek yerleri süslerim ben :)
Konuşma balonları, renkli şapka yada peruklar temin edilir, bunlar da eğlenceye renk katar.
Bıyık ve dudaklar olmazsa olmaz, bunları da kendim yapmak istiyorum .
Ve dilek balonları uçurabiliriz..
Tüm bunları yapmak kolay olur, destekçi arkadaşlarım olduktan sonra, tek sorun müzik..
Hatta bir de oryantal gelse karşılıklı göbek atsak, fena olmazdı hani :)

Düşünce çok, hayal çok .. Geriye bir tek gerçekleştirmesi kalıyor, içim kıpır kıpırr..
Şimdilik araştırma ve düşünme aşamasındayım, kafamda bir çok şey otursa da ..
Ama heyecandan yerimde oturamıyorum o başka :)

Umarım bu gerçekleşir ve o zaman fotolarla bu yazıyı süsleyerek tekrar yazarım, adı da ;
Aslı - Seydi Bekarlığa Veda olur ;)



20 Mart 2014 Perşembe

Düğün Hazırlıkları

Veeeee Düğün Tarihimiz kesinleşir :)
7 Eylül Pazar 2014 tarihinde evleniyorum :) Şimdilik sanki ben değilde yakın birisi evleniyormuş gibi geliyor, ama kızım kendine gel sen evleneceksin dedikçe kendime, paçalarım tutuşuyor ..
Yapılacak, beğenilecek ve gidip alınacak çok şey var ! Çoğu şeyi almış olmama rağmen !
Tabak, çanak ve hatta günlüklerine kadar aldım, masa örtüleri bileeee :) Kendim amerikan servisler yaptım :) Bir çok düşünce ise beynimde uçuşuyor.. Kına yapmak çok istiyorum, bekarlığa veda'dansa kına çok daha içime siniyor, bindallıyı değişik bir şey istiyorum, hiç kırmızı istemedim, istemiyorum :)
Bir çok şeyi internet'ten araştırıyorum lakin, emin olamıyorum. Bir gün İzmir'i turlamalı ..

O kadar karışık ki şuan her şey, düşüncelerim bir bir ama ayrı ayrı, gün gelecek ve hepsi birleşip güzel bir şey çıkacak inşallah ortaya :)
Kına için hediye düşündüm ve kendim yapmak istiyorum, ayrıca nikah şekerimiz ve davetiyemizi de kendimiz yapacağız :) Çok daha değerli ve eğlenceli olacak :)
Düğün yeri, tabiki hep istediğim gibi kır düğünü gibi çimler üstünde olacak..
Gelinlik büyük soru işareti kafamda ??????? Nasıl olmalı, balık mı, kabarık mı ? Dantel mi, taş mı ?
Şuraya yazarken de belli olduğu üzere oradan oraya atlıyorum, düşüncelerim karışık :) Takip ediyorum bir çok siteden modeller, tabiki gidip denemeden olmayacak. Ve herkes ' Sen şimdi hiç bakma, gidip üstüne denediğinde tüm fikrin değişecek, bambaşka bir gelinlik alacaksın' diyor :)
Ama o kadar heyecanlıyım ki, duramıyorum yerimde :) Gelin ayakkabısının yanında bir de düz bir şey olsun istedim, toms'lar gibi , buldum simli bir tane , onu da kendim süsleyeceğim :)

İşte bu, süslensin, tekrar paylaşacağımdır :) Üstünde çalışmak gerek :) 
Kaftan ve gelinlik konusunda hala kafam karışık :) Umarım istediğim şeyleri bulabilirim.. 



Bu heyecanım hiç bitmesin istiyorum, o kadar keyifli ki, içim içime sığmıyor .. Bu heyecan hiç geçmesin, tükenmesin istiyorum. Bir zaman sonra zor olacak evet, artık evimizi kurmaya başladığımızda bizim işimiz çok yoğun olacak, zor olacak ama güzel olacak :)
Çok Güzel Olacak :)

Çatı Katı


Uzun zamandır yazmıyorum, yazamıyorum.. Ama yazacaklarım birikti, geleceğim :) 

Şu sıra çok severek dinlediğim, yüksek sesle bağıra bağıra söylenecek bir şarkı işte bu ! 
Kaçıncı dinleyişim acabaa :)

Diyor ki; 

Yarın hatrımı sorsan ne olur ? 
Bugün hevesimi kırdın bir kere .. 



9 Ocak 2014 Perşembe

Muhteşem bir yazı..


Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları
taralı, dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır.
Aslında
aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali
ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla
kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken
bile şefkatle okşayabilmektir.
Buna katlanamayanlar zaten âşık değillerdir.
Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını
öldürüyor diyebiliriz.
Zira âşıksan, aynı havayı solumak bile zevk
verir. Hep beraber olmak istersin. Banyodan gelen su sesi bile onun evde
olduğunun işaretidir ve huzur verir.
Ütülediğin gömleğin ona ne kadar
çok yakışacağını düşünürsün. Pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini
hayal edersin. Bin tane ayakkabısı varken bin birinciye sahip
olmaktan mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan
vazgeçersin.
Zamanla almaktan çok, bir şeyler vermekten mutluluk duyduğunu
keşfedersin. Eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek,
dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o
kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği
düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir
edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir
evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.
Bu hayallerle yola
çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onbin firkete
sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp
“s….m böyle kuaförü” diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey
çatırdamaya başlayacaktır. Evlilik; sadece aşk değildir.
Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik,
ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık
ilişkisidir. Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta
tutamaz.
Âşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde
konyak içip geyik yapamayabilirsiniz. Hala canınız sıkıldığında onu
değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.

Aşk evlilikte gider gelir. Halıya kola döktüğünde aşk biter,
ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur.
O aradaki sinir
evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır. Tahammül
edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan
olduğuna inanacaklardır.

Zafer, direnenlerin olur.
CAN DÜNDAR