Ana içeriğe atla

Hassas Yetişkinin Hayat ile İmtihanı

Haklı olmakla haksız olmak arasında ince bir çizgi var, bence.
Uzun uzun düşünüp içinden çıkamadığım olaylar olduğunda, bir adım geri atmak ve çerçeveye dışarıdan bakmak hep işime yarar.
Oradan da baksan buradan da baksan öteden de beriden de baksan duyguların aynıysa, hissettiklerin aynıysa net ve dik dur kıvırcık. dedim kendime bugün.. Öyle ya da böyle, hissettiğim ortada.

Tabi ki hatalarım var,
Benim temelde ki sorunum; başkalarının düşünce ve tavırlarını fazla önemsemek. Gerçekten bak.
Böyle yetiştirilmişim, daha minnacık bir kıvırcıkken birisi bana 'el alem ne der' demiş ve ayarlarımı bozmuş olmalı ki, aslında bu beni iyi insanların yetiştirdiğini göstermez mi..
Beni başkalarının ne düşündüğünü önemseyecek kadar hassas yetiştirmişler. 
Değil mi ki onca zaman her gün tekrar tekrar aynı kareye bakıp, bir tek insanın beni anlar da bir adım atar, ha oldu ha olacak diye bekleyişlerim, aylarca.
Birikir birikir birikir.. kimse anlamaz, bir patlarsa kendi ruh sıhhatim için iyi olmaz. Netleşirim, sertleşir içerim.

Beni anlamaları için onca zaman verdiğim insanlar, verdiğim değeri bile göremeyecek kadar körse, a ben ne yapayım ,nerelere gideyim ..

Ama huzur bulmak için sınırları koymak gerekirmiş.

Benimsenmiyorsan eğer, yapacak bir şey yok.

Her şey süper ya, bu da süper olur diye sanmış idim, mükemmelliyatçı yapıma tüküreyim !
Malesef herkes herkese aynı duyguları hissetmiyor, aynı yapı mı ? aynı farkındalık mı ?
Mümkün değil.

E be kıvırcık, bunları biliyorsun da kendini ne üzüyorsun günlerdir.
Zorlayamazsın insancıkları, kim ne isterse yapsın bırak.

Önemli olan değişen tavırlara göre, dümen kırmamak.

Aynı kulvarda bile değiliz, neden kendimi bu kadar hırpalamak ?
İç sese cevap versin biri !
Verdiğin değere karşılık görememek bunun cevabı.

Yolumuz uzun, öğrenecek, görecek, geçirecek daha çok şey var, kendimi bazen öyle çok eksik hissediyorum ki;
Hayat bir ters yaptığında, küçük kız gibi çekilip kenara ağlamak ağır geliyor artık bu bünyeye.
Hepsi bu, ağır geliyor.









Bu blogdaki popüler yayınlar

Şirince Köyü / Kumda Kahve

Bugün Köy Turunda görevliydim, İlk önce Şirince ardından Kirazlı Köy' gittik.
Müdürümün benden isteği üzerine Kumda Kahveyi araştırdım, buldum.
Büyük değirmen taşının içine bir mekanizma yerleştirmişler alttan ısıtmalı, kum var üzerinde kahveyi bakır cezvelerle orada pişiriyorlar. Ocaktakinden çok daha hızlı pişiyor, çünkü cezvenin her yanı ısınıyor.
Çok da leziz oluyor :) Ayrıca Turistlerin ve misafirlerin ilgisini çekiyor :)






Damla sakızlı ve sade olmak üzere 2 çeşidi var :) Enteresan geldi bana, ilk defa görüyorum bunu, közde kahveden sonra .. Nasıl da leziz olmuş anlatamam..
                   Mis gibi , afiyetle içtim :)  Her Şirinceye gidildiğinde içilesi ..

Samos / Balayı

Vee evlendim :) Artık karşınızda evli bir baayaann var :)
Ne değişikmiş, birden büyür mü insan, birden o sorumluluk nasıl da düzeltir elini kolunu, yüzünü gözünü.. Aslında çok şey değişmiyor, belli başlıları değişiyor, ki kendimi hala zıp zıp zıplayan, güleç bir kız olarak görüyorum :) Aslında minik bir kadınım :) Genç kalmak istiyorum içim,ruhum hep genç kalsın..
Düğünü ve kına gecesini sonra yazacağım malesef henüz 2. fotoğraf çekimleri olmadığı için fotoğraf paylaşamıyorum, hepsi bitmedi ve gelmedi.
Düğün sonrası hemen balayı yaptık, asıl onu yazmak istiyorum :) İlk kez yurt dışına çıktım çok yakında da olsa Samos benim için yurt dışı :)
3 gün geçirdik Samosta, hayatımın en güzel günlerinden 3üydü sanırım :) Çok eğlendim, tıka basa yedim, içtim, sarhoş oldum, sokaklar benimdi, sirtaki yaptım anlamsızca :)

Giderken çok heyecanlıydım, hayatımın adamıyla ilk tatilim değildi ilk baş başa yaptığımız tatildi :)
Elimden tuttuğunda dünya umrumda değildi, o his bambaşka.. Sokaklar, caddeler…

Gel canım dizime, Gül canım, yüzüme...

Kendimi bildim bileli, belli başlı şarkılar vardır benim için, çok sevdiğim.. devamlı dinlediğim..
Ki bir çoklarını severim, ama bazılarını devamlı dinlerim.. Böyle bir listem vardır, Başka tat bulduğum şarkılardan birisidir bu da ..